Merak Edilenler
Soru-Cevap
Vakfımız, faaliyetlerimiz ve dinî-ilmî konularda sıkça sorulan sorular.
Abdest Suyu
Soru: Abdest alınabilecek temiz sular hakkında bilgi verebilirmisiniz? Güneşte ısınan suyun hükmü nedir?
Cevap:
Hanefi mezhebine göre su temiz olduktan sonra ister ateşte ister güneşte ısıtılmış olsun onu kullanmakta bir sakınca yoktur. Şafii mezhebine göre ise sıcak bir memlekette madeni kapta ve güneşte ısınmış suyu vücutta kullanmak mekruhtur. Ama eğer su madeni bir kap değil de plastik , toprak , cam gibi bir kapta ısınmış ise sakıncası yoktur.
Alevilik Ve Şiilik
Soru: Alevilik ve Şiilik hakkinda fazla bir bilgim yok..beni aydinlatirsaniz sevinirim.
Cevap:
Önce Şiîlikle Alevîlik’in, bugün sosyolojik mânâda birbirinden farklı şeyler olduğunu söyleyelim. Şia kelimesi taraftar, yardımcılar ve tâbiler anlamına gelen Arapça bir kelimedir. Alevî de Ali taraftarı manasınadır. Şiîlik Hz. Ali taraftarı gözükerek tarih sahnesine çıkmış, siyâsî, itikâdî, amelî bir oluşumdur. Kendi aralarında bir çok versiyonları vardır. Gulât denilen kesimi, Hz. Peygamber’i tanımamaktan tutunuz, Hz. Ali’ye ilahlık izafe edecek noktalara kadar varırlar. Suriye yöneticilerinin inançları bu açıdan gulâttır. İslâm akidelerine tamamen zıddır. Şii zümreler arasında en mutedil sayılanlar ise Caferilerdir. Bunlar amelde İmam Cafer Sadık hazretlerinin yolunu takip ederler. Bu günkü İran genel olarak bu çizgidedir. Sünni çizgi ile bunların ayrıldıkları noktalar itikadi meseleler değildir. Müslümanlardır. Fark daha çok siyasi (hilafet-imamet) ve ameli boyutlardadır.
Şii müslümanların gayretleriyle ihtida etmiş olan müslümanlara karşı tavrımız diğer müslümanlara karşı olduğundan farklı olmamalıdır. İhtilaf alanlarını gündeme getirmekten kaçınarak ortak alanlarımız üzerinde bir münasebet çizgisi devam ettirmek gerekir. Fakat ilişkilerin boyutuna göre şu ana tema üzerinde durmak yerinde olur:
Bir benzetme yapacak olursak, nasıl ki Hıristiyanlar Hz. İsa’yı ilahlaştırıyorlar bizim Peygamberimiz’i tanımıyorlar ve biz de Hz. İsa’yı tanıyor ve seviyorsak. Şiiler de Hz. Ali’yi diğer sahabilerden daha faziletli görüyorlar. Hz. Ebubekir ve diğer halifelerin halifeliği Hz. Ali’den, onun hakkı olduğu halde gasbettiklerini ifade ediyorlar. Hz. Ali’nin soyundan gelen 12 İmam’ın da yönetici oldukları, sonuncusunun kayıp olduğu ve sonradan ortaya çıkacağını beyan ediyorlar.
Eğer diğer sahabiler hakkında ileri geri konuşmalarda bulunuyorlarsa, bizim Hz. Ali’yi ne kadar sevip başımıza taç yaptığımız anlatılır. Diğer bütün sahabilerin de Hz. Peygamber’in zor zamanlarında yanında bulunmuş, İslam Dini’ni yaymış güzide insanlar olduklarını anlatalım. Sahabe hakkında önemli bir söz vardır, ‘onlar kılıçlarıylarını kana buladılar, biz de onların gıybetini yaparak dillerimizi kana bulamayalım’ diye. Onları sevip saymak bizim borcumuzdur, diyerek hayatlarını anlatmaya çalışalım.
Burada farklılıklarımızı anlatmak çok güç ancak şu kitapları tavsiye edebiliriz:
Muhammed Ebu Zehra’nın İslam’da İtikadi Mezhebler Tarihi,
Hayati Ülkü’nün İslam Mezhebleri Tarihi.
Alevilik deyince bugün çağrışım yapan, Türkiye’de, onbeşinci yüzyıldan sonra İran Safevileri tarafından körüklenerek Osmanlı topraklarında oluşmuş eski Türk gelenekleriyle bazı şii unsurların birleşmesiyle oluşmuş sosyolojik bir vakıadır. Bunlar her ne kadar Hz. Ali’yi sevip saydıklarını söyleseler de gerçekte onunla alakaları yoktur. Ancak biz Hz. Ali sevgisini işleyerek onlara da gerçek Ali’yi ve öğretilerini tanıtmalıyız. Onun yolunda gitmelerini tavsiye etmeliyiz.
Bu hususta tavsiye edeceğimiz kitap;
Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı’nın Türkiye’de Alevilik ve Bektaşilik isimli eseridir.
Banka Kredisi
Soru: Bankadan sabit faizle ev almak için kredi almak islami açıdan nasıl oluyor.? Alınması uygun olurmu?
Cevap:
Faiz gibidir , caiz değildir.
Bireysel Emeklilik
Soru: Hocam ben BES (Bireysel Emeklilik Sigortası) uygulaması hakkında fikrinizi öğrenmek istiyorum. Bildiğim kadarı ile, malum sistem sigortalıdan kestiği aidatları yatırım fonları, tahvil, bono vs. yerlerde değerlendirip en az 10 yıl aidat yatırmak koşulu ile 56 yaşından itibaren emekli maaşı bağlıyor. Dinimize göre bu konudaki hüküm nedir?
Cevap: Bu tür emeklilik sigortası akdinde belirsizlikvardır. İki taraf ne verecek ne alacak tam olarak bilinmemektedir. Ayrıca ortaklık faizli işlemlerle içiçedirir, az yatırıp çok alma durumu da sözkonusudur. Dolayısıyla bu tür sigorta uygun değildir.
Borsa
Soru: Borsa caiz midir?
Cevap: Borsada satılan hisselerin durumu değişiklik arz etmektedir. Şayet şarap fabrikası gibi haram mamul üreten bir firmanın veya faiz müessesesinin hisseleri veya devlet tahvili borsada satılıyor ise bunları almak caiz değildir. Ayrıca herhangi bir şirket domuz eti , yağı içki mamulleri satın alıp satıyor ise o şirketin de hisselerini almak caiz değildir.
Ama başka şirketlerin , fabrikaların hisselerini satın almakta dini bir sakınca yoktur. Ancak borsada çok oyunlar oynanmaktadır. Spekülatif ayarlarla hisselerin fiyatları suni olarak arttırılıp azaltılmaktadır. Bu cihetten hisse alıp satmak biraz tehlike arz ediyor. Bugün birçok yerde birçok zengin insanlar bu sebepten iflas edip intihar etmektedirler. Buna dikkat etmek lazımdır.
Burçlar
Soru: İslamda burçların hükmün nedir?
Cevap:
Burçlar vardır. Kuranı Kerim’de “burûc” (burçlar) adında sure var. Kuranı Kerim’deki burç kelimelerinin tefsirlerden açıklamalarına bakınız. Burçlara bakılarak gelecek hakkında yorum yapmak caiz değildir, geleceği Allah’tan başka kimse bilmez. Bize düşen salih amel, sabır, dua ve tevekküldür. Ayrıca Erzurumlu İbrahim Hakkı Efendinin Marifetname isimli kitabında çok daha detaylı bilgi bulabilirsiniz.
Cuma Vakti Alışveriş
Soru: Cuma günü sela ile öğle namazı arası alışveriş yapmak haram mıdır?
Cevap: Allahu Teâla Cuma namazıyla ilgili şöyle buyuruyor. “Ey İman edenler, Cuma günü (ezanla) namaz için çağrıldığınız zaman, derhal Allah’ın zikrine koşun, alışverişi (işi gücü) bırakın.
Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.„ (Cuma Sûresi:9) Üzerine Cuma namazı farz olanların Cuma vaktinde alış-veriş yapmaları, işle güçle meşgul olmaları haramdır. Cuma vakti, dış ezanla başlar, hutbenin okunması ve iki rekat Cuma farzının kılınmasıyla sona erer. Çalışmanın haram olduğu vakit bu vakittir. Salâ, namazı hatırlatmak için yaklaşık bir saat önce okunur, dolayısıyla Salâ ile ezan arasında alış-veriş, herhangi bir dünyalık işle meşguliyet haram değildir. Ayrıca üzerine Cuma namazı farz olmayan, bayanların, çocukların, yolcuların Cuma namazı vaktinde dünyalık bir işle meşgul olmalarında sakınca yoktur.
Evde Fotoğraf Asmak
Soru: Evde fotoğraf asmak, bir yere koymak uygun mudur?
Cevap: Fotoğraf asmanın hükmü, fotoğrafın cinsine göredeğişir. Manzara, tarihi yapılar, dağ, orman gibi fotoğrafların asılmasındaher hangi bir sakınca yoktur.
Süs veya hatıra için çekilmiş fotoğrafların asılması mekruh, heykellerin, müstehcen, tazim amacıyla yapılmış resimlerin asılması haramdır.
Finans Kurumları Ve Toki
Soru: Katılım bankası adı altında faaliyet gösteren kurumlardan ev ve araba ihtiyacını gidermek için para almanın hükmü nedir? Malumunuz olduğu üzere bu kurumlar normal kredinin haricinde satın alıp vadeli satma gibi bir metodu öne sürüyorlar, fakat şartlar yaklaşık olarak bankalarla aynı durumda olabiliyor.
Ayrıca TOKİ evlerine başvuruda da “bankadan kredi almak caiz değildir” hükmü geçerli midir?
Cevap: Finans kurumları bildiğimiz tarzda kredi kullandırmıyorlar.Krediyi kar vezarar ortaklığına göre ticaret amacıyla veriyorlar.
Veya kendi şirketlerinde kullanıyorlar. Araba veya ev almak isteyen kişiye yaptıkları uygulama şöyle; araba veya evi kendileri alıyor, vadeli olarak ihtiyaç sahibine satıyorlar. Satıştaki fiyat yüksekliği, oranın faiz oranlarına yakınlığı veya denkliği muamelenin haram olmasını gerektirmez. Bu tür alışveriş caizdir.
Toki için belirtilen görüşün geçerli olduğu kanaatindeyim.
Hanımın Görevleri
Soru 1: Bir kadına kayınpederi harammıdır?
Cevap:
Gelin ev ortamında kayınpederin yanında kısa kollu saçı açık iş yapabilir. Ancak edeben yapmasa daha iyi olur. Yoksa haram değildir.
Soru 2: Kadının kocasına karşı görevleri nelerdir?
Cevap:
Evlilik ve nikah müessesi imandan sonra ibadet anlayışı içerisinde önemli ciddi bir meseledir. İnsan dinini nikahla tamamlamış olur. Diğer yarısı da takvadır. Hadisi şerifteki ifadesiyle.
Sorulan soruya bulunacak cevap mecburiyet açısından yani, iş mahkemeye intikal ettiği zaman hakimin mecbur kılacağı şekliyle sorumluluk farklıdır. Diyaneten yani bir müftüye fetva olarak sorulduğunda alınacak cevap farklıdır. Ahlaken verilecek cevap farkldır. İnsanlık olarak yani mürüvveten alınacak cevap farklıdır. Örf ve adet itibari ile alınacak verilecek cevap farklıdır.
Bu sorumluluğu bir ibadet anlayışı içerisinde bizi cennete götüren en kolay en kısa sebep olarak düşünmek faydalı olur. İşi en aşağı dereceden ele almak ailede huzursuzluğa geçimsizliğe sevgisizliğe neticede ayrılığa sebep olur. İşi itikad, amel, ahlak, örf, ve karşılıklı muhabbet ve sevgi noktayı nazarında ele almak gerekir. Burada eşlerin birbirlerine olan tavır, anlayış da önemlidir.
Ayet-i Celle de Rum süresinde 21. Allah’ın ayetlerinden biride onlara (eşlerinize) gönül veresiniz diye sizin için sizden zevceler yaratması ve aranızda sevgi ve merhamet yaratmasıdır. Burada 1 karşılıklı nefislerin sukunet ve tatmini eşler arasında meveddet ( aşırı sevgi) ve rahmet ( acıma ) zikredilmektedir. Bu hedeflere vardırıcı her türlü davranış insanın sorumluluğunda olmalı. Misal olarak bir bey hanımını mahkemeye verse yemek pişirmiyor çay pişirmiyor çamaşırımı yıkamıyor diye mahkeme hakim kadını mecbur edemez müftüye sorsa yapması lazım geldiği şeklinde fetva verir. Örf ve adet de ise aile ve kişiye göre değişik uygulama olabilir. Ama sevgi merhamet ve nefislerdeki sukunetin temini için giriş çıkışlardaki güler yüz, bir şey ikram ederken iltifat ve takdim nezaket ve kibarlık önemlidir.
Mühim olan aile içerisindeki sevgi merhamet ve sukunetin temini ile Allah’ın rızasının kazanılması gaye ve hedef edinilmelidir.
Kaza Namazı
Soru: Kaza namazı olan kişi, sünnet namaz kılabilir mi?
Cevap:
Şafii mezhebine göre kazası olan kimsenin sünnet ve cenaze namazı gibi farz-ı kifaye olan namazları kılması haram olduğu gibi , farz olmayan Kabe tavafını eda etmesi de haramdır. Çünki yemek , uyku, ticaret ve iş zamanı müstesna bütün zamanını kaza kılmaya vermek mecburiyetindedir.
Hanefi mezhebinde ise ; beş vakit namazın sünneti, duha-kuşluk-tesbih ve teravih gibi, hakkında hadis varit olan sünnet , kaza olsa da kılınacaktır. Fakat diğer nafile namazları kılmaktansa kaza ile meşgul olmak daha efdaldir. Bu hususta Ömer Nasuhi Bilmen Hocanın Büyük İslam ilmihalinin namazın edası ve kazası bölümünde konu ile ilgili geniş detaylı ve açılayıcı bilgiler vardır. Okumanızı tavsiye ederiz. Sünnet ve nafileler Peygamber (SAV) Efendimizin şefaatine günahlarımızın affına ve hadisi kutside belirtildiği gibi cenab-ı hakkın kulunu sevmesine , kulun cenab-ı hakka yaklaşmasına vesile olur.
Kıyamet Alametleri
Soru: Kıyametin alametleri ile alakalı bir çok söylenti var. Kur-ana göre ve Efendimizin yorumlarına göre beni biraz aydınlatırsanız sevinirim.
Cevap:
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Veda Haccı’nı yaptığı zaman, Kabe-i Şerif’in halkasını tuttu ve ashabına şöyle bir konuşma yaptı:
-Ey insanlar. Ben şimdi sizlere kıyametin alametlerini muhakkak haber vereceğim. Sizler şimdi beni iyi dinleyiniz.
İyi biliniz ki muhakkak altmış haslet yani huy ve sıfat kıyamet alametlerindendir, buyurdu. Orakakilerden biri tarafından:
-Onlar nedir? Ey Allah’ın Resulü, diye sordu. Allah’ın Resulü de:
1. Namazların zayi edilmesi,
2. Şehevi ve nefsani arzulara uyulması,
3. Heva ve hevesata temayül edilmesi,
4. Emanetlerin zayi edilmesi
5. Haram olan şeylerin helal sayılması,
6. Faiz parasının yenilmesi,
7. Yüksek yüksek binaların kurulması,
8. Rüşvetlerin alınması,
9. Dünya malına karşılık dinin satılması,
10. Hısım ve akrabalık münasebetlerinin kesilmesi,
11. Hakimler tarafından haklı hükmün satılması,
12. Polis ve zabıta memurlarının çoğalması,
13. Çocukların devlet reisi olması,
14. Bir takım çalgıcı kızların yetiştirilmesi,
15. Yırtıcı hayvanların derilerinden kürk manto ve benzeri gibi birtakım elbiseler yapılması,
16. Her memlekette zulüm fiillerinin ortaya çıkması,
17. Karı koca boşanmaları çoğalması,
18. Zina ffilleri etrafa yayılacak,
19. Emin kişilere hain gözü ile bakılacak,
20. Hainler de emin kişi kabul edilecek,
21. İftira ve
22. Yalan şahitlikleri çoğalacak,
23. Yağan yağmurlar sıcak ve afet olacak,
24. Çocuklar hırçın ve öfkeli olacak,
25. Zekat ibadeti verilmeyecek,
26. Şarap ve benzeri içkilerin içilmesine devam edilecek,
27. O zamanda alenen günah işlemekten çekinmeyen bir takım fasık ve facir devlet başkanları ve valiler olacak.
28. Hain vezirler,
29. Çocukları yetiştiren eğitimciler,
30. Fasık ve facir Kur’an okuyan hafızlar,
31. Yağcı ve yardakçı alimler,
32. Hain tüccarlar, olacak,
33. kur’an-ı Kerim ve Mushaf-ı Şerifler süslenecek,
34. Camiler tezyin edilecek,
35. Minareler uzatılacak,
36. Vali ve amirler yani hükumet ricali çoğalacak.
37. Din ilmini bilen fakih ve alimler azalacak,
38. Parlak hatipler çoğalacak.
39. Emin kişiler azalacak,
40. Fakirler çoğalacak.
41. Ahitler ve antlaşmalar çoğalacak.
42. Allah’ın tayin ettiği cezalar iptal edilecek yani geçersiz sayılacak.
43. Şarkıcı kızlar yetiştirilecek,
44. Çalgı ve musiki aletleri edinilecek,
45. Tartılar;
46. Kilo ve ölçekler eksik yapılacak.
47. Kadın kendi idarecisini doğuracak (yani çocuklarının tahakkümü altına girecek)
48. Kadın da çalışarak kocasının ticaret işlerine katılacak.
49. Kadınlar kendilerini erkeklere,
50. Erkekler de kendilerini kadınlara benzetecekler,
51. Ancak tanınan ve bilinen kişilere selam verilecek.
52. Kişi kendisinden şahitlik istenmediği halde kendiliğinden şahitlik edecek,
53. İlik, ibadet etmek için olmayıp dünyalık için tahsil edilecek,
54. İnsanlar ahiret işi ile dünyalık isteyecekler,
55. O zamanın insanları arasında kafirler,
56. Zalimler aziz yani muteber, muhterem ve kadri yüksek olacak,
57. O zamanın insanları arasında münafıklar,
58. Fasıklar, kuvvetli olacak.
59. onların arasında cahiller şerefli olacak.
60. Takva sahibi mümin de onları arasında hor ve hakir olacak ve değiştirmeye, düzeltmeye muktedir olamadığı kötülüklerden dolayı tuzun suda erimesi gibi kalbi eriyecek. O zamanda insanların en akıllıları, tilkinin ele geçmemesi için sağa sola yan çizmesi gibi dini ile yan çizip ele geçmeyenleridir.
Mürşid Kimdir?
Soru 1: Kendi mürşidimiz dışında başka din alimlerinin sohbetine katılabilir miyiz?
Cevap:
Kendi vazife ve ehemmiyetimizi muhafaza edip ihmal etmemek kaydıyla tüm Müslümanlarla ilgi ve irtibat faydalıdır, sevaplıdır.
Soru 2: Mürşid kimdir? Mürşid edinmek şart mıdır? İnsanın mürşid edinmesi şirktir deniyor. Ne dersiniz?
Cevap:
Şüphesiz ki kaynağımız Kur’an-ı Kerim ve Peygamberimiz (SAV)in hayatıdır . Ancak Mürşide gerek yok demek doğru değildir, veballidir, yanlıştır. Çünkü Allah-u Teâlâ Hazretleri Kur’an-ı Kerim’de buyuruyor ki:
(Ve in min ümmetin illâ halâ fîhâ nezîr) ”Hiç bir ümmet, topluluk yoktur ki, Allah oraya bir haberci, bir nezîr, tehlikelerden haber veren bir vazifeli şahıs göndermiş olmasın!”
Vazifeli şahıs demek, mürşid demek… Mürşidsiz olsaydı, o zaman Allah böyle demezdi. ”Bazı yerler olmayabilir.” derdi. Demek ki ihtiyaç var ki bir mürşide, bir yol göstericiye, bir vazifeli kimseye; onun için gönderiyor. O halde mürşidsiz olmaz!..
Mürşidler Peygamber Efendimiz’in varisleridir. Peygamber Efendimiz’in sahabesiyle durumu nasılsa, sahabenin Peygamber Efendimiz’e karşı durumu nasılsa, mürşidlerle müridler arasındaki durum da aynıdır. Peygamber Efendimiz sahabesinin Allah’la arasına girmiş denilebilir mi?.. Öyle şey olur mu?.. Allah’a götürüyor. Allah’a götüren yolda rehber ve klavuz oluyor. Onun için, araya girmek diye bir yorum yanlıştır.
Bir mürşide bağlanmak şirktir demek de çok büyük bir hatadır. Şirk, Allah’ın varlığını yanında bir başka varlık tasavvur etmektir. Bir insanın hocasını sevmesi Kur’an’ın emridir, dinimizin gereğidir. Hadis-i şeriflerin gereğidir. Hocasına bağlanması da ondandır. Bütün mesele, ciddî bir hocaya, gerçek bir mürşide bağlanmaktır. Ona bağlandığı zaman zâten, onun mâni olmadığını, bil’akis rehber ve klavuz olup, elinden tutup hayra ve hakka götürdüğünü görecektir.
Mürşidsiz, üstadsız, hocasız tıp da olmaz, mühendislik de olmaz!.. Marangozluk da olmaz, terzilik de olmaz, berberlik de olmaz!.. Allah insaf versin… Bu dünyevî basit meslekler hocasız olmuyor da, ahiretin yolunu gösteren, binbir türlü tehlikesi olan, binbir türlü aldatmacası olan bir yolun mürşidi olması lâzım değil mi?.. Tehlikesi var… Yalanı var, yanlışı var, sahtesi var, istismarcısı var, sömürücüsü var… Mürşidsiz olur mu?..
Hocasız, mürşidsiz hiç bir iş olmaz, hiç bir meslek olmaz! Tasavvuf da mürşid-i kâmilsiz olmaz!… Mürşid-i kâmiller ayrıca mânevî bakımdan vazifeli insanlardır. Olur demekle, olmaz demekle onların keyfine de kalmış bir şey değildir.
Mürşide gerek yok demek veballi bir iştir. Bir insanı saptırırlarsa ne olacak?.. Hastalanırsa ne olacak, problemini nasıl çözecekler? Tam insanların doğru yola gelmesini sağlayacak mekanizmaya hücum ediyorlar. Kötü niyet var o zaman…
Sonra Hadis-i şerifte var: Şehidler cennete girecekler. Amma, alimler cennetin kapısındayken, Allah onlara diyecek ki: ”Durun, bekleyin! İstediklerinize şefaat edin, içeri girsinler!”
Müslüman Bir Hanımın Giyiminde Dikkat Etmesi Gereken Hususlar
Soru: Esselamu aleyküm Hocam, kadınlar için giyimde bidat olan ve sünneti seniyeye uymayan şeyler nelerdir? Şimdiden teşekkür ederim. ALLAH C.C razı olsun.
Cevap: Müslüman bir hanım, evlenmesi caiz olan yani yabancı olan erkeklerin yanında, bileklerine kadar elleri, topuklarına kadar ayakları ve yüzü dışında her tarafını örtecektir. Hanımlar için bu örtü farzdır.
Hanım örtmesi gereken yerlerini nasıl örtecektir.
1-) Baş örtüsü başı ve boynu tümüyle örtecektir.
2-) Vücud örtüsü baş örtüsüyle bütünleşerek topuklara kadar inecek ve vücud organlarını belli etmeyecek şekilde olacaktır. Vücud örtüsünün tek parçadan oluşması gerekmez. Önemli olan parçalı da olsa gerekli yerlerin örtülmesidir.
3-) Vücud örtüsü dar ve şeffaf olmayacak.
4-) Örtü erkek elbiselerine benzemeyecek. Hanımlar pantolon tipi giysi giydiklerinde üzerine etek veya çarşaf veya manto giyecektir.
5-) Göz alıcı, rengi cezbedici elbiselerden kaçınılacak.
6-) Elbise kokusuz olacaktır.
Bu tür bir örtü ile farz ve sünnet yerine getirilmiş olur.
Başın yarısının açık yarısının kapalı olması, boyun, gerdanlık, küpe gibi ziynet eşyalarının örtülmemesi, pantolon-ceket şeklinde giyinilmesi, ayakkabıların, baş örtüsünün, mantonun, eteğin dikkat çekici renkte olması, ayakkabıların yürürken ses çıkarması İslam’i giyim tarzına uymaz.
Namaza Dair Bir Soru
Soru: Selamün aleyküm hocam. Namaza sonradan yetişen bir kişi namazını nasıl tamamlar .
Mesela dört rekatlik bir namazın dördüncü rekatında yetişirse hangi sureleri okuyarak namazını tamamlar.
Cevap: İmamla birlikte namaza başlamayan, ikinci, üçüncü veya dördüncü rekatlarda imama uyan kimseye mesbuk denir. Mesbuk ile ilgili ilmihal kitaplarında tafsilatlı açıklamalar vardır. Biz burada mesbuk ile ilgili genel kuralları bildireceğiz.
1-Mesbuk açıktan okunan namazların birinde imama uymuşsa niyetlenir tekbir alır ellerini bağlar ve susar. Gizli okunan namazlarda veya açıktan okunan namazların 3. veya 4. rekâtlerin birinde imama uyarsa niyetlenir, tekbir alır ve Sübhanekeyi okur.
2-İmamla kıldığı rekâtleri kılar kaçırdığı rekâtleri yalnız başına nasıl namaz kılarsa öyle tamamlar.
3-İmamla kaç rekât kıldığıysa o kadar rekât kılmış sayılır ve oturmalarını ona göre belirler. Mesela; Akşam namazının üçüncü rekâtine yetişse, imamla bir rekât kılacağı için ayağa kalkınca ikinci rekât olur. İkinci rekâttan sonra oturmak gerektiğinden yine oturur. Sonra üçüncü rekâtı kılar ve yine oturur.
4-Mesbuk şuna dikkat etmelidir. Farz namazların ilk iki rekâtinde Fatiha ile beraber sûre veya birkaç ayet okunur. İlk iki rekâtın kaç rekâtını kaçırdıysa kendi kendine kılmaya başlayınca o kadar rekatta Fatiha ile beraber sûre veya ayet okuyacaktır.
Mesela; Dört rekâtlı bir farz namazının son rekâtına kavuştu. Dördüncü rekâtı imamla kıldı. Selâmdan sonra ayağa kalktı. Besmele-fatiha ve sûre okur ve oturur. Tekrar ayağa kalkar besmele-fatiha ve sûre okur, rekâtı tamamlar. Dördüncü rekâta kalkar besmele ve yalnız fatiha sûresini okuyarak namazı tamamlar.
Özürlü Çocuğun Anne Karnında Aldırılması
Soru: Ana karnında özürlü olduğu tesbit edilen çocukların aldırılmasının hükmü nedir ? Doktorların alınması hususunda telkinleri olduğunu duyuyoruz.
Cevap: İslamda aslolan neslin çoğalmasıdır.
Ancak ana karnına düşmeden tedbirleralmak suretiyle üremeyi önlemekte sakınca görülmemiştir. Ana karnında döllenme olduktan sonra çeşitli yöntemlerle bu hayata sonvermek; ruh üfleninceye kadar olan dönemde haram, ruh üflendikten sonraki dönemde ise cinayettir. Bunun tek istisnası annenin hayati durumudur. Eğer hamilelik devamında anne için ölüm tehlikesi varsa hamileliğe son verilebilir.
Anne karnındaki çocuğun özürlü olması hamileliğe son verme için meşru sebep değildir. Çünkü neyin hayırlı olacağını ancak Alah bilir. Açık söylemek gerekirse kolu, bacağı sakat fakat zeki ve ahlaklı bir çocuk mu, vücud organları sağlam fakat yalancı, hırsız ,ahlaksız bir çocuk mu daha hayırlıdır.
Akıl özürlü çocuklar ise devamlı çocuktur ve günahsızdır. Cennetliktir. Ana babalarına şefaat edeceklerdir, belki onların cennete girmelerine sebep olacaklardır.
Seyahatte Namaza Dair Bir Soru
Soru: Selamün Aleyküm Hocam. Şehirlerarası otobüsle seyahat ediyordum, yaşanan aşırı trafik sıkışıklığından dolayı otobüs otogara ikindi vaktinin girmesine müteakip gelebildi. Otobüs dolu ve sıkışık olduğundan dolayı oturduğum yerden de namazımı eda edemedim, bu durumda ne yapmalıyım? kılamadığım öğle namazınım hükmü nedir? Öğle namazımı nasıl eda etmem gerekir?
Cevap: Bu kişinin öğle namazı kazaya kalmıştır. Namazı kazaya kalmış kişinin, namaz farz olduğundan beri kazaya kalmış namazı 6 vakit ve 6 vakitten daha az ise o kişiye ‘tertip sahibi’ denir. Böyle bir kişi ikindi namazını kılmadan öğle namazını kaza eder sonra ikindiyi kılar. Yok eğer tertip sahibi değilse, ilk önce ikindiyi eda eder sonra öğle namazını kaza eder.
Soru & Cevap
EDİRNE MİMAR SİNAN VAKFI KURUCULARI ADINA
Medeniyetimizin kutup yıldızları vardır. Edebiyatta, sanatta, ilimde, tefekkürde, hukukta, siyasette kutup yıldızlarımız… Vakıf eserlerimizin inşasında kutup yıldızımız ise Mimar Sinan’ dır. Bundan dolayı vakfımızın adını Mimar Sinan koyduk. Mimar Sinan Edirne’ dedir. Mimar Sinan İstanbul’dadır. Mimar Sinan Anadolu’dadır. Mimar Sinan Afrika’dadır, Balkanlar’dadır. Mimar Sinan bizim coğrafyamızın her yerindedir.
Hasan GÜMÜŞ
Seyahatte Namaza Dair Bir Soru
Şub 22, 2009 | İlmihal
Soru: Selamün Aleyküm Hocam. Şehirlerarası otobüsle seyahat ediyordum, yaşanan aşırı trafik sıkışıklığından dolayı otobüs otogara ikindi vaktinin girmesine müteakip gelebildi. Otobüs dolu ve sıkışık olduğundan dolayı oturduğum yerden de namazımı eda edemedim, bu durumda ne yapmalıyım? kılamadığım öğle namazınım hükmü nedir? Öğle namazımı nasıl eda etmem gerekir?
Namaza Dair Bir Soru
Oca 31, 2009 | İlmihal
Soru: Selamün aleyküm hocam. Namaza sonradan yetişen bir kişi namazını nasıl tamamlar .
Mesela dört rekatlik bir namazın dördüncü rekatında yetişirse hangi sureleri okuyarak namazını tamamlar.
Cevap: İmamla birlikte namaza başlamayan, ikinci, üçüncü veya dördüncü rekatlarda imama uyan kimseye mesbuk denir. Mesbuk ile ilgili ilmihal kitaplarında tafsilatlı açıklamalar vardır. Biz burada mesbuk ile ilgili genel kuralları bildireceğiz.
Müslüman Bir Hanımın Giyiminde Dikkat Etmesi Gereken Hususlar
Kas 22, 2008 | Güncel Meseleler
Soru: Esselamu aleyküm Hocam, kadınlar için giyimde bidat olan ve sünneti seniyeye uymayan şeyler nelerdir? Şimdiden teşekkür ederim. ALLAH C.C razı olsun.
Bireysel Emeklilik
Tem 6, 2008 | Güncel Meseleler
Soru: Hocam ben BES (Bireysel Emeklilik Sigortası) uygulaması hakkında fikrinizi öğrenmek istiyorum. Bildiğim kadarı ile, malum sistem sigortalıdan kestiği aidatları yatırım fonları, tahvil, bono vs. yerlerde değerlendirip en az 10 yıl aidat yatırmak koşulu ile 56 yaşından itibaren emekli maaşı bağlıyor. Dinimize göre bu konudaki hüküm nedir?
Evde Fotoğraf Asmak
Haz 12, 2008 | Güncel Meseleler
Soru: Evde fotoğraf asmak, bir yere koymak uygun mudur?
Cevap: Fotoğraf asmanın hükmü, fotoğrafın cinsine göredeğişir. Manzara, tarihi yapılar, dağ, orman gibi fotoğrafların asılmasındaher hangi bir sakınca yoktur.
Cuma Vakti Alışveriş
Haz 6, 2008 | Güncel Meseleler
Soru: Cuma günü sela ile öğle namazı arası alışveriş yapmak haram mıdır?
Cevap: Allahu Teâla Cuma namazıyla ilgili şöyle buyuruyor. “Ey İman edenler, Cuma günü (ezanla) namaz için çağrıldığınız zaman, derhal Allah’ın zikrine koşun, alışverişi (işi gücü) bırakın.
Özürlü Çocuğun Anne Karnında Aldırılması
May 28, 2008 | Güncel Meseleler
Soru: Ana karnında özürlü olduğu tesbit edilen çocukların aldırılmasının hükmü nedir ? Doktorların alınması hususunda telkinleri olduğunu duyuyoruz.
Cevap: İslamda aslolan neslin çoğalmasıdır.
Finans Kurumları Ve Toki
May 28, 2008 | Güncel Meseleler
Soru: Katılım bankası adı altında faaliyet gösteren kurumlardan ev ve araba ihtiyacını gidermek için para almanın hükmü nedir? Malumunuz olduğu üzere bu kurumlar normal kredinin haricinde satın alıp vadeli satma gibi bir metodu öne sürüyorlar, fakat şartlar yaklaşık olarak bankalarla aynı durumda olabiliyor.
Ayrıca TOKİ evlerine başvuruda da “bankadan kredi almak caiz değildir” hükmü geçerli midir?
Cevap: Finans kurumları bildiğimiz tarzda kredi kullandırmıyorlar.Krediyi kar vezarar ortaklığına göre ticaret amacıyla veriyorlar.
Hanımın Görevleri
Mar 14, 2008 | Aile
Soru 1: Bir kadına kayınpederi harammıdır?
Cevap:
Gelin ev ortamında kayınpederin yanında kısa kollu saçı açık iş yapabilir. Ancak edeben yapmasa daha iyi olur. Yoksa haram değildir.
Soru 2: Kadının kocasına karşı görevleri nelerdir?
Kıyamet Alametleri
Mar 14, 2008 | Güncel Meseleler
Soru: Kıyametin alametleri ile alakalı bir çok söylenti var. Kur-ana göre ve Efendimizin yorumlarına göre beni biraz aydınlatırsanız sevinirim.
Cevap:
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Veda Haccı’nı yaptığı zaman, Kabe-i Şerif’in halkasını tuttu ve ashabına şöyle bir konuşma yaptı:
-Ey insanlar. Ben şimdi sizlere kıyametin alametlerini muhakkak haber vereceğim. Sizler şimdi beni iyi dinleyiniz.
İyi biliniz ki muhakkak altmış haslet yani huy ve sıfat kıyamet alametlerindendir, buyurdu. Orakakilerden biri tarafından:
-Onlar nedir? Ey Allah’ın Resulü, diye sordu. Allah’ın Resulü de:
1. Namazların zayi edilmesi,
2. Şehevi ve nefsani arzulara uyulması,
3. Heva ve hevesata temayül edilmesi,
4. Emanetlerin zayi edilmesi
5. Haram olan şeylerin helal sayılması,
6. Faiz parasının yenilmesi,
Borsa
Mar 14, 2008 | Güncel Meseleler
Soru: Borsa caiz midir?
Cevap: Borsada satılan hisselerin durumu değişiklik arz etmektedir. Şayet şarap fabrikası gibi haram mamul üreten bir firmanın veya faiz müessesesinin hisseleri veya devlet tahvili borsada satılıyor ise bunları almak caiz değildir. Ayrıca herhangi bir şirket domuz eti , yağı içki mamulleri satın alıp satıyor ise o şirketin de hisselerini almak caiz değildir.
Banka Kredisi
Mar 14, 2008 | Güncel Meseleler
Soru: Bankadan sabit faizle ev almak için kredi almak islami açıdan nasıl oluyor.? Alınması uygun olurmu? Cevap:Faiz gibidir , caiz değildir.
Mürşid Kimdir?
Mar 14, 2008 | Tasavvuf - Takva
Soru 1: Kendi mürşidimiz dışında başka din alimlerinin sohbetine katılabilir miyiz?
Cevap:
Kendi vazife ve ehemmiyetimizi muhafaza edip ihmal etmemek kaydıyla tüm Müslümanlarla ilgi ve irtibat faydalıdır, sevaplıdır.
Soru 2: Mürşid kimdir? Mürşid edinmek şart mıdır? İnsanın mürşid edinmesi şirktir deniyor. Ne dersiniz?
Vehhabilik Nedir?
Mar 14, 2008 | Akaid
Soru: Vehhabilik nedir?
Cevap:
Vahhabilik, XVII. yüzyılın sonunda Yemen ve Arabistan taraflarında ortaya çıkmış siyâsî ve itikâdî bir harekettir. Bu günkü Suud yöneticileri de genellikle bu akımın temsilcileridir. Zârihî ve Hâricî bir bakış açıları vardır. Kur’an-ı Kerim ayetlerini mecâzî manalarına yaklaşmaksızın olduğu gibi anlama meyli vardır. İnançlarında taassup gösterirler. Kendi görüşlerinde olmayanları tekfir ederler. Muhaliflerine karşı sert davranırlar. Haramı haram helali de helal kılan sadece Allah’tır. Hz. Peygamber’den sonra hiç kimsenin sözü din hususunda delil olamaz. Akaid konusunda kelam bilginlerinin sözlerine, helal ve haram konusunda fukahanın sözlerine itibar edilemez. Kur’an ve sünnete veya kaynaklara dönüş diye nitelendirilen bu metotta Kur’an ve sünnet üzerine yapılmış olan akla ve ilme dayalı yorumları reddetme vardır. Onlar nazarında ayet ve hadisleri tefsir ve tevil keyfîlik ifade eder. Dinin emirlerini uygulama imandandır. Bu nedenle, tembellik sonucu farz namazları kılmayan veya zekatını vermeyen kişi mümin olmaktan çıkar ve kafir olur. Bu inanç Vehhabileri kendilerinden olmayanlara karşı sert davranmaya itmiştir.
Alevilik Ve Şiilik
Mar 14, 2008 | Akaid
Soru: Alevilik ve Şiilik hakkinda fazla bir bilgim yok..beni aydinlatirsaniz sevinirim.
Cevap:
Önce Şiîlikle Alevîlik’in, bugün sosyolojik mânâda birbirinden farklı şeyler olduğunu söyleyelim. Şia kelimesi taraftar, yardımcılar ve tâbiler anlamına gelen Arapça bir kelimedir. Alevî de Ali taraftarı manasınadır. Şiîlik Hz. Ali taraftarı gözükerek tarih sahnesine çıkmış, siyâsî, itikâdî, amelî bir oluşumdur. Kendi aralarında bir çok versiyonları vardır. Gulât denilen kesimi, Hz. Peygamber’i tanımamaktan tutunuz, Hz. Ali’ye ilahlık izafe edecek noktalara kadar varırlar. Suriye yöneticilerinin inançları bu açıdan gulâttır. İslâm akidelerine tamamen zıddır. Şii zümreler arasında en mutedil sayılanlar ise Caferilerdir. Bunlar amelde İmam Cafer Sadık hazretlerinin yolunu takip ederler. Bu günkü İran genel olarak bu çizgidedir. Sünni çizgi ile bunların ayrıldıkları noktalar itikadi meseleler değildir. Müslümanlardır. Fark daha çok siyasi (hilafet-imamet) ve ameli boyutlardadır.
EDİRNE MİMAR SİNAN VAKFI
"Mülkün Gerçek Sahibi Yaratıcısıdır"
Yaratıcı, mülkün yönetimini geçici sürelerle insanlara bırakmıştır. İnsanların kendilerine tahsis edilen mülkü kişisel mülk olmaktan çıkararak, yararını mahlükata bağışlamalarına vakıf denir. Vakfın mülkiyeti Cenab-ı Allah’a, yararı mahlûkata aittir. Vakıf diğergamlıktır. Vakıf merhamettir. Vakıf şefkattir. Vakıf paylaşmadır. Vakıf hizmettir. Şu bir gerçektir ki; merhamet edene merhamet edilir, derde merhem olanın derdine merhem olunur, şefkat edene şefkat edilir, hizmet edene hizmet edilir.
Edirne Mimar Sinan Vakfı
Takip Edin...
Haber & Duyuru
Sohbetler
Soru & Cevap
Sohbet Takvimi
EDİRNE MİMAR SİNAN VAKFI
BİZE YAZIN
Babademirtaş Mah, Mimar Sinan Cad, Hatice Hatun Sok,No:4, Selimiye Camii Otoparkı Yanı Edirne / Türkiye+90 ( 284 ) 213 06 03
bilgi@mimarsinanvakfi.org
Vehhabilik Nedir?
Soru: Vehhabilik nedir?
Cevap:
Vahhabilik, XVII. yüzyılın sonunda Yemen ve Arabistan taraflarında ortaya çıkmış siyâsî ve itikâdî bir harekettir. Bu günkü Suud yöneticileri de genellikle bu akımın temsilcileridir. Zârihî ve Hâricî bir bakış açıları vardır. Kur’an-ı Kerim ayetlerini mecâzî manalarına yaklaşmaksızın olduğu gibi anlama meyli vardır. İnançlarında taassup gösterirler. Kendi görüşlerinde olmayanları tekfir ederler. Muhaliflerine karşı sert davranırlar. Haramı haram helali de helal kılan sadece Allah’tır. Hz. Peygamber’den sonra hiç kimsenin sözü din hususunda delil olamaz. Akaid konusunda kelam bilginlerinin sözlerine, helal ve haram konusunda fukahanın sözlerine itibar edilemez. Kur’an ve sünnete veya kaynaklara dönüş diye nitelendirilen bu metotta Kur’an ve sünnet üzerine yapılmış olan akla ve ilme dayalı yorumları reddetme vardır. Onlar nazarında ayet ve hadisleri tefsir ve tevil keyfîlik ifade eder. Dinin emirlerini uygulama imandandır. Bu nedenle, tembellik sonucu farz namazları kılmayan veya zekatını vermeyen kişi mümin olmaktan çıkar ve kafir olur. Bu inanç Vehhabileri kendilerinden olmayanlara karşı sert davranmaya itmiştir.
Vahhabi harekete dünya müslümanlarının pek azı tarafından benimsenmiş, günümüzde de yumuşayarak bazı değişikliklere uğramıştır.
Vahhabilerin amelde mezhepleri Hanbelî’dir. Kendisi de bir Hanbelî âlimi olan İbn Teymiyye’nin görüşlerini genellikle referans gösterirler.
Başından beri tasavvuf ve tarikatlaşma oluşumlarına cephe almışlardır. Çok peşin bir önyargı ile bu oluşumlara küfür damgasını vururlar.
Gelelim diğer sorunuza; dünyada ne kadar insan varsa o kadar duyuş, seziş ve ifade ediliş biçimi vardır. İnsanlar birbirinden ayrı yapılarda yaratılmışlardır. Öyleyse eğitimde uygulanacak yöntemlerde de farklılıklar olmalıdır. Ashab-ı kiramdan her birinin ayrı ayrı özellikleri ve fıtratları vardı. Büyüklük bu denli ayrı yaratılışa sahip insanları kendilerinden ödün vermeden, ortak değerlerde buluşturmaktır. Hz. Peygamber aynı soru karşısında ayrı ayrı sahabeye ayrı ayrı cevapları vererek ayrı ayrı cephelere yönlendirmiştir. İnsan makine değildir. Birinin hoşlandığı bir iltifatı diğeri kendisine yapılmış bir hakaret olarak kabul edebilir. Öyleyse her insanın yapısına göre bir irşad yöntemi geliştirmek gereği açıktır.
Necmeddin Kübrâ hazretleri ‘Allah’a giden yollar mahlukatın nefesleri adedincedir’ demiştir. Önemli olan farklılıkların güzelliler ve çeşnilikler olduğunu kavrayarak, insanları yönlendirebilmektir.